ezme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ezme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2014 Çarşamba

TAVUK CİĞERİ EZMESİ

Aslında kafamda ördek ciğeri ezmesi vardı fakat sizde takdir edersiniz ki bulması zahmetli ve pahalı bir et ördek eti, sakatatları da öyle...

Bu sebepten şimdilik tavuk ciğeriyle denedik eğer yapabilirsek bir sonraki sefer ördek ciğeriyle de denemek isteriz.

Peki ne kullandık, ev yapımı reçel, ekşi mayalı köy ekmeği, bahçeden roka ve de baharat...

İyi de bu adanın ürünü değil ki niye yapmış bu adam bu tarifi? Diyebilmeniz mümkün fakat unutmayın ki burda yaşayan Rum ailelerin geçmişte çok köklü bir yemek kültürü olduğunu biliyoruz.



      MALZEMELER:
TAVUK CİĞERİ (bir paket)
SOĞAN (bir adet)
SARIMSAK (üç diş)
KREMA (bir yemek kaşığı)
SÜT(üstünü kapatacak kadar)
BAHARATLAR(birer tutam; tarçın, kimyon, kişniş, pul biber)
TUZ ve TAZE ÇEKİLMİŞ KARABİBER
ZEYTİNYAĞI (üç yemek kaşığı)

HAZIRLANIŞI : Tavuk ciğerlerinin yağlarını alın ve üstünü kaplayacak kadar süt dökün. Bir gün dolapta dinlendirin. Ertesi gün ise sütten çıkarın ve kalan sütü kullanmayın. Bir adet soğanı küçük kareler halinde doğrayın ve sotelemeye başlayın, ardından sarımsakları üçe bölün ve kavurun daha sonra tavuk ciğerlerini kızartın. İki tarafı da kızaran ciğerlerin üzerine krema dökün ve baharatlarla tatlandırın. Ocağın altını kapatın ve pişen ciğerleri blendera alın. Krema haline gelinceye kadar parçalamaya devam edin. Daha sonra bir kalıba dökün ve ister dondurun isterseniz de soğutarak muhafaza edin. Servis edeceğiniz zaman porsiyonlayarak yada kalıp halinde servis edin.

SERVİS ÖNERİSİ: Reçel biraz peynir ve iyi bir şarküteri ürünü ile servis edebilirsiniz. Meyve olarak üzüm veya elma kullanabilirsiniz. Ekmeğinizi kızartmayı unutmayın! Afiyet olsun.

Tarif ve Metin: Mehmet Ali Eskin
Fotoğraflar: Can Mete




20 Ekim 2014 Pazartesi

ÇEKİÇTE ZEYTİN


 
     Oğluna asma dik, torununa da zeytin diye boşuna söylememişler. Binlerce sene yaşıyor kaç nesil insanoğlu görüyor, hem meyvesinden hem kendisinden yararlanılıyor ama hala hak ettiği değeri göremiyor. Neden mi böyle söylüyorum? Şu yüzden efendim maddi çıkarlarımız için bin yıllık zeytin ağaçlarını söküyoruz veya kesiyoruz yerine ne mi yapıyoruz termik santrellerden tutta evler villalar oteller yani bi yerde beton dikiyoruz bin yıllık ağacın gölgesine.

İnsanımız seviniyor o santrallerde otellerde çalışabileceği için para kazanacak evlenecek belki anasına babasına bakacak insanlar fakat yine parayı kazanan bugünün ağası iş adamları ve taşeronlar oluyor maalesef; bize ise yine kırıntılar ile yetinmek kalıyor ne yazık ki ve ağacımızdan da oluyoruz iyi mi ?

Bugün tariften daha çok bir kışa hazırlık kavanozu için zeytin kırdık. Kendimi bildim bileli bu zeytinden yerim. Babaannem, babam, amcam, eniştem herkes yapardı bu zeytinden ve rakı ile birlikte afiyetle yerdik. Kendi zeytininizi toplayabilir yada pazardan alabilirsiniz, ben pazardan almayı tercih ettim. Fakat 29 Ekim'de Gökçeada da olacak zeytin toplama etkinliğine herkes davetliymiş diye duydum, aklınızda bulunsun.

Elinize oturacak bir taş alın sert bir zemin üzerine 'yeşil' zeytinlerinizi koyun ve taşla çekirdeği görüneceği zamana kadar tek vuruşta ezin. Zeytininizin ağzı açılmış çekirdeği görünmüş olması gerekli.

Elinizdeki bütün zeytinleri kırınca bir kaba alın ve zeytinlerin üzerini örtecek kadar su ile doldurun. Üç gün bu vaziyette bekletin. Daha sonraki günler her gün zeytininizin suyunu değiştirin. Bu rutini on beş gün tekrarlayın. Bir haftayı geçtiğinde zeytininizi tadın, eğer acı bir zeytinsever iseniz kullanacağınız kadarını süzüp zeytinyağı limon ve tuz ile karıştırıp servis edin. Eğer acısız seviyorsanız on beş gün sonunda kontrol edin ve o şekilde tüketin. Şimdiden kolay gelsin, umarım daha uzun yıllar zeytin kırmaya devam edebiliriz.

Tarif: Mehmet Ali Eskin 
Fotoğraf:Can Mete